Hdp Doğanşehir İlçe Örgütü Binası Açılışı Yaptı

Hdp Doğanşehir İlçe Örgütü Binası Açılışa Hdp Es Genel Baskanın Sahabat Tuncel, Esp Genel Başkanı Figen Yükseldağ, Hdp Başkan Yardımcısı Orhan Celebi Katıldı.

Hdp Doğanşehir İlçe Örgütü Binası Açılışı Yaptı

Doğanşehir’de HDP seçim bürosunun açılışını yapan HDP Eşgenel Başkanı Sebahat Tuncel, 2013 yılında Türkiye’de iki önemli gelişmenin olduğunu ifade ederek bu gelişmelerin birincisinin Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın başlatmış olduğu çözüm süreci, diğeri ise Gezi direnişi olduğunu söyledi. HDP’nin bu iki tarihi gelişme üzerinden şekilleneceği ve gelişeceği konu olduğunu kaydetti.

Halkların Demokratik Partisi (HDP), Seçim çalışmaları kapsamında Doğanşehir İlçesi seçim bürosunun açılışını gerçekleştirdi.

Açılışa HDP Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel, ESP Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Orhan Çelebi, HDP Malatya İl Eşbaşkanı Mehmet Kılıç ve Malatya Büyükşehir Belediye Eşbaşkan Adayları Hasan Şahin ve Ayten Polat, Doğanşehir belediye Eşbaşkan adayları Molla Ali Barsan ve Sevim Bayram Şimşek katıldı. Açılışta halk HDP heyetini büyük bir coşkuyla karşıladı. Açılış boyunca sık sık “HDP halktır halk bıurada”, “Biz biz HDP’liyiz ezilenlerin temsilcisiyiz”, “Bu daha başlangıç mücadeleye devam” sloganlarını attı.

Adayların tanıtımı yapıldıktan sonra adaylar kısa birer konuşma yaparak halkı selamladı. Doğanşehir halkından HDP’ye oy vermelerini istedi.

Adayların ardından ESP Genel Başkanı Figen Yüksekdağ bir konuşma yaptı. Konuşmasına halkı selamlayarak başlayan Yüksekdağ “Bu halkı karanlığa mahkum etmeye çalışanlar, seçeneksizliğe mahkum etmeye çalışanlar HDP’nin bir güneş gibi halkın üzerinde doğduğunu görüyorlar ve bundan korkuyorlar” dedi.

Yüksekdağ konuşmasının devamında halkı karanlığa itenlerin sadece HDP’den değil HDP’yi yaratan halkın gücünden de korktuklarını belirterek, “Bu talepler ve bu uğurda yürütülen mücadele Haziran günlerinde halkın akan coşkun seli gibi onların kale duvarlarını dövdü. AKP iktidarının ve bütün sömürücü, diktatör devlet zihniyetinin ve faşist uygulamaları karşısında güçlü bir halk iradesi dikildi. İşte HDP’nin arkasında bu halk iradesi var” diye kaydetti.

Yüksekdağ şöyle devam etti: “Bu memleket çok acılar gördü. Sömürünün, yalanın, yağmanın talanın her birini de hala yaşıyor. Ama bu çile bu acı, bu zulüm bizi incitse de aynı zamanda gücümüz oldu bizi bir araya getirdi. Omuz omuza verdik, bakın Halkların Demokratik Partisi bütün emek ve özgürlük güçlerinin, yüreği soldan, adaletten, aydınlıktan yana olan bütün hareketlerin, bütün güçlerin bir araya geldiği altında birleştiği bir partidir. Biz bu çatımızı korudukça ve güçlendirdikçe, sömürücüler, zalimler asla abat olamayacaklar. Bugün Tayyip Erdoğan’ın kendi partisinden abat olamadığı gibi, düzen partilerinin kendi partilerinden abat olamadığı gibi olamayacaklar.”

ESP Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın ardından konuşan HDP Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel ise oy istemek için gelmediklerini Doğanşehir’i birlikte değiştirmek için geldiklerini söyledi. Tuncel, Doğanşehir’i gerçek bir yönetime kavuşturmak için geldiklerini ifade etti.

Doğanşehir’de birilerinin halklar arasında, inançlar arasında çatışma çıkarmak istediğini, halkı bir birinden koparmak istediğini vurgulayarak “Biz buna dur demenin yolunun demokrasiden, özgürlüklerden, eşitliklerden geçtiğini biliyoruz” şeklinde konuştu.

Tuncel şöyle devam etti: “Bu sadece Doğanşehir’in meselesi değil, bu aynı zamanda bütün Türkiye’nin meselesi. Türkiye halkları artık çatışma istemiyor, çelişki istemiyor, kendisini yalnız hissetmek, ayrımcılığa maruz kalmak istemiyor. Alevi olduğu için Kürt olduğu için, Ermeni olduğu için, kadın olduğu için, köylü olduğu için ayrımcılığa maruz kalmak istemiyor. Hiç kimsenin ötekinden farkı yok. Biz bu ülkede herkesin eşit haklara sahip olması gerektiğini düşünüyoruz.  Bunu sadece biz düşünmüyoruz. Bakın 2013 yılında iki tane tarihi olay gerçekleşti. Biri Diyarbakır’da Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan’ın Newroz’da tüm dünyaya açıkladığı barış manifestosu. Kürt Halk Önderi dedi ki ‘artık yeni bir dönem başlıyor. Artık barışa kardeşliğe, silahların devre dışı bırakılmasına yönelik bir adımın atılması gerekiyor’ Sayın Öcalan’ın bu çağrısına tüm Kürt hareketi ve Kürt halkı cevap verdi. Sadece Kürt halkı değil aslında Türkiye halkları da cevap verdi. Sokağa çıktığımızda iki soruyla karşı karşıya kalıyoruz. Türkler bize diyor ki ‘bu defa olacak mı? Bu defa olacak değimli? Kürtler ise ‘Bu AKP’ye güvenebilir miyiz, daha önce hiç bir şey yapmadı, bu defa çözüm için bir şey yapacak mı? İnanalım mı?’ Bu iki sorununda cevabı bizde aslında, biz direneceğiz ve bu AKP’yi dize getireceğiz. İkinci tarihi gelişme ise Gezi direnişi oldu. Gezi direnişi bir ay sürdü, Türkiye’de ilk kez bir serhıldan yaşandı. Başbakan şimdi durmadan faiz lobisiydi şuydu buydu diye itibarsızlaştırmaya çalışıyor. Gezi’de isyan vardı isyan. Faşizme karşı tektipleştirmeye karşı isyan vardı. Gezi’de herkes direnişini almış gelmişti. Gezi bize şunu öğretti artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. İşte bu iki önemli gelişme Halkların Demokratik Partisi’nin üzerinde şekilleneceği, gelişeceği iki konudur.”

Konuşmaların ardından büro açılışı yapıldı. Ardından Maraş programı için heyet yola çıktı.   

Güncelleme Tarihi: 07 Şubat 2014, 17:05
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER